genç adam, kötü geçen bir günün ardından, uzandığı yatağında rüyalar alemine geçiş yapar. rüyasında gördüğü şeyler hoşuna gitmiş olacak ki kahkahalarla güler, öyle ki annesi uyanır, yanına gelir ve ona seslenir. ancak genç aldırış etmez, rüyasını doya doya yaşamak ister. tabi uyandığında bu doyumu rüyasında bırakacağını ve yanında silik bir anıdan fazlasını getiremeyeceğini de bilir. bir karar vermek zorundadır. annesinin elini son bir kez tutar, dudaklarına değdirir ve rüyalar aleminde kalmayı seçer. o artık bir rüyadır ve kırık kalpli insanların düşlerinde görünmek zorundadır. annesi gözü yaşlı sitem etmektedir: canımdan daha kıymetli bildim seni, nasıl bir rüyanın tatlı yalanı uğruna terkettin beni…( HÜZÜN DÖNENCESİ )