genç adam, kötü geçen bir günün ardından, uzandığı yatağında rüyalar alemine geçiş yapar. rüyasında gördüğü şeyler hoşuna gitmiş olacak ki kahkahalarla güler, öyle ki annesi uyanır, yanına gelir ve ona seslenir. ancak genç aldırış etmez, rüyasını doya doya yaşamak ister. tabi uyandığında bu doyumu rüyasında bırakacağını ve yanında silik bir anıdan fazlasını getiremeyeceğini de bilir. bir karar vermek zorundadır. annesinin elini son bir kez tutar, dudaklarına değdirir ve rüyalar aleminde kalmayı seçer. o artık bir rüyadır ve kırık kalpli insanların düşlerinde görünmek zorundadır. annesi gözü yaşlı sitem etmektedir: canımdan daha kıymetli bildim seni, nasıl bir rüyanın tatlı yalanı uğruna terkettin beni…( HÜZÜN DÖNENCESİ )
Ağustos 2007
Aylık Arşiv
Ağustos 15, 2007
Ağustos 14, 2007
Uzak nedir?
Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
Başım açık, saçlarımı ikiye
ortadan ayırdım
kimin ülkesinden geçsem
şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim
korsanlardan kaptığım gürlek nara
işime yaramıyor
rençberlerin o rahat
ve oturmuş lehçesinden tiksinirim
boynumda
bana yargı yükleyenlerin
utançlarından yapılma mücevherler
sırtımda sağır kantarı gizli bilgilerin
mataramdaki suya tuz ekledim, azığım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
İsmet Özel
